Yargı Bankadan Kredisini Yapılandırandan Alınan Masrafı Uygunsuz Buldu

Ankara 7. Tüketici Mahkemesi, faiz oranları düşünce bankadan aldığı konut kredisini yeniden yapılandırmak için başvuran kişiden “erken ödeme ücreti” ve “ödeme planı değişikliği” adı altında para alınmasını haksız buldu. 

Bankadan aylık faizi 1.28’den konut kredisi alan bir kişi, faiz oranları düşünce borcunu yeniden yapılandırmak için bankaya başvurdu. Banka, borçludan, yeniden yapılandırma karşılığında, “yüzde 2 erken ödeme ücreti” ile birlikte, “ödeme planı değişikliği” adı altında bin 930 lira tahsil etti. Borçlu, “haksız alınan bu paranın iadesi” için Ankara Tüketici Sorunları İl Hakem Heyetine müracaat etti, ancak heyet talebi Ağustos 2010’da reddetti.

Bunun üzerine borçlu, Avukat Haluk Bayram aracılığıyla “Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali ve haksız tahsil edilen paranın iadesi” için dava açtı. Davaya Ankara 7. Tüketici Mahkemesi baktı. Mahkeme, bankanın uygulamasının yasaya aykırı olduğuna hükmederek, hakem heyeti kararının iptaline ve alınan paraların iadesine karar verdi.

Mahkeme Hakimi İlhan Kara, gerekçeli kararında, kredi sözleşmesi yapılıp, taksitler ödenmeye başlandıktan sonra faizlerin düşmesi nedeniyle bankayı yapılandırmaya zorlamanın hukuken mümkün olmadığını belirtti.

Ancak serbest piyasa koşullarında tüketicilerin, krediyi tümüyle kapatarak başka bir bankadan daha uygun şartlarda kredi alabileceğini ifade eden Kara, bunu dikkate alan bankaların “yapılandırma” adı altında yeni bir uygulama geliştirdiklerini kaydetti.

Tüketici Kanunu’nun tüketicilere sağladığı en önemli haklardan birisinin bilgilendirme ve aydınlatma hakkı olduğunu vurgulayan Kara, bu kapsamda bankaların; masraf, komisyon ve diğer tüm giderler dahil olmak üzere çekilecek kredi tutarını, taksit miktarını ve sabit aylık ödemeyi tüketiciye bildirmek durumunda olduklarını belirtti.

Ancak piyasadaki rekabet nedeniyle bankaların, mümkün olduğunca düşük oranlı faiz ilanları verdikleri, ardından da “masraf” ve “komisyon” adıyla alınan ücretlerle faiz oranını dolaylı şekilde artırdıklarını kaydeden Kara, tüketici mevzuatı yönüyle bu durumun kabul edilemeyeceğini bildirdi.



27 Ocak 2012 Saat : 3:28
Okunma
Admin
devamını oku

Bankalar POS Masraflarını Arttırınca Esnaf Senede Döndü

Bankaların komisyon oranlarını artırıp, vadeyi uzatmasıyla zor duruma düşen esnaf çareyi babadan kalma yöntemde buldu. Esnafmüşteriyi kredi kartı yerine senetle satışa yönlendiriyor

POS cihazlarında artan komisyon oranları ve vade uzatımı iş dünyasında senetdönemini yeniden başlattı. Yüksek komisyon oranları nedeniyle kredi kartıyla yapılan ticaretten zarar eden esnaf müşterilerini senetle alışverişe yönlendiriyor. POS cihazını tamamen devreden çıkaranlar bile var. Senet uygulamasıylabankaların yüksek komisyon oranlarından kurtulan esnaf, müşterisine indirip yapıp, taksit süresini de kendisi belirliyor. 

EN ÇOK BEYAZ EŞYADA 
Senet uygulamasının hızla yaygınlaştığı sektörlerin başında beyaz eşya bayileri geliyor. Türkiye’nin büyük markalarını da temsil eden bayiler, senetle borçlananmüşterisine indirim imkânı da sağlıyor. Bazı bayiler ise kredi kartı ile taksituygulamasını tamamen rafa kaldırmış durumda. İstanbul Sultanbeyli’de faaliyetgösteren bir beyaz eşya bayisi taksitle alışveriş isteyen müşterilerine tek seçenek olarak senedi gösteriyor. Bir başka beyaz eşya bayisi de bankaların ocak ayında komisyon oranlarını rekor düzeyde artırdığını hatırlatarak, şöyle diyor: “Bayisi olduğumuz marka bankalarla anlaşma yapıyor. Biz de bu anlaşmaya uymak durumundayız. Aralık ayında 12 taksite yüzde 2 olan anlaşma, 8 taksit yüzde 4 komisyon olarak değişti. Bu durumda bizim para kazanmamız mümkün değil. Zam da yapamıyoruz. Biz de bankayı aradan çıkarmaya karar verdik. Eski günlerdeki gibi senetle satışa geçtik. Müşteri sayımızda da ciddi artış oldu.”

Mobilyacı senede yöneldi

Senetle alışverişin esnaflar arasında hızla yaygınlaştığını söyleyen Şişli’deki mobilya bayisi Ziya Sever ise semtlerde yer alan bayilerin müşterilerini birebir tanıdığını belirterek, “Biz müşterimizi tanıyoruz, riski olsa da işyerimizi yaşatmak için senetyapmaktan çekinmiyoruz” değerlendirmesi yapıyor.

26 Ocak 2012 Saat : 12:51
Okunma
Admin
devamını oku

SGK Prim Borcu Olanlar Dikkat

SGK, mevduat hesaplarının yanı sıra yatırım hesaplarına da e-haciz uygulama kararı aldı. 

Prim borcu bulunan esnaf ve işverenlerin bankalardaki paralarının ardından hazine bonosu, devlet tahvili ve hisse senedi gibi menkul kıymetlerine de elektronik haciz (e-haciz) uygulaması başlatılacak. SGK yaptığı denetimler sonucu 20082011 döneminde 964 bin işçinin sigortasız çalıştırıldığını tespit etti. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) başarılı sonuç aldığı e-haciz uygulamasının kapsamını genişletme yoluna gidecek.

Prim borcu bulunanların bankalardaki paraları için e-haciz uygulayan SGK, şimdi de yatırım hesaplarına haciz uygulayacak. Prim borcu olup da bankalardaki yatırım hesaplarında hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi gibi menkul değeri bulunan esnaf ve işverenlere de e-haciz uygulaması başlatılacak. Bu amaçla, SGKbankalarla yeniden tek tek protokol imzalayacak. Uygulamanın 2012 yılı içinde başlatılması öngörülüyor.

964 BİN KAÇAK İŞÇİ 
SGK tarafından kayıtdışı istihdamla mücadele konusunda 2008 yılında başlatılan çalışmalarda fiili denetimler ile bankalar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla gerçekleştirilen veri paylaşımı sonucunda 2008 – 2011 döneminde toplam 963 bin 841 işçinin sigortasız olarak çalıştırıldığı tespit edilirken, 50 bin 786 işyerinin de herhangi bir kaydının olmadığı belirlendi. SGK, kayıtdışı işçi çalıştırma konusunda her zamanki çalışmalarının yanı sıra bu kez sosyal yardım alıp da çalışmaya devam edenler üzerinde yoğunlaşacak. Bu amaçla, farklı kurum ve kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen sosyal yardım programlarından yararlanan çalışabilir durumdaki kişilerin herhangi bir işte çalışıp çalışmadığına ilişkin denetimler yapılacak.

26 Ocak 2012 Saat : 12:42
Okunma
Admin
devamını oku

Bakan Bozdağ : Çekte Hapis Cezası Kalkıyor ama Piyasaya Etkisi Olmayacak

Başabakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, AK Parti grubunun dün karşılıksız çekte hapis cezasını kaldıran tasarıyla ilgili kapalı oturumu sonrasında, “Tasarı iyi hazırlandı, riskler hesaplandı. Hapis cezası kalkıyor diye güvensizlik doğmayacak, piyasayı daraltıcı etki yapmayacak” dedi.

KARŞILIKSIZ çekte hapis cezasını kaldıran tasarı, alacaklı mağdurların itirazları nedeniyle dün Ak Parti grubunun basına kapalı bölümünde özel bir oturumda değerlendirildi. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, yeni düzenlemenin doğru olduğunu, risklerin hesaplanıp tedbir alındığını belirterek, tasarının kısa sürede yasalaşacağını söyledi.

Güvensizlik olmaz
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, tasarıyla ilgili rahatsızlıklar üzerine dün Ak Partimilletvekillerini bilgilendirdi. Piyasada karşılıksız çek oranının ancak yüzde 2.5 olduğunu vurgulayan Ergin, Anayasa’daki hükümler ve uluslararası hukuktaki “ekonomik suça ekonomik ceza” ilkesi gereği hapis cezasının kaldırılması gerektiğini söyledi. Ergin, tasarının piyasada çeki güvensiz hale getireceğine dönük kaygılara katılmadıklarını belirtti. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da tasarının büyük olasılıkla bu hafta Meclis’ten çıkarılacağını belirtti. Bozdağ, soruları şöyle yanıtladı:
Kimse boyuna posuna bakmıyor
Merkez Bankası’nda risk santralizasyonu kurulacak. Aslında bu sistem şimdi de çalışıyor. Ama sadece ödenmeyen çeklerle ilgili kayıt tutuluyordu. Bundan sonra şifreli bir uygulamayla ödenen, ödenmeyen tüm çekler Merkez Bankası’nın merkezi kaydında görülecek. Çek kabul edecek kişi, çek sahibinin güvenilirlik durumunu kontrol edecek. Zaten normalde de kimse karşısındakinin boyuna posuna bakarak çeki kabul etmiyor. Bir ön araştırma yapıyor, bilgi topluyor, güvenilir kişi midir, daha önce çeklerini ödemiş mi diye bakıyor. Hapis cezası olmayacak, sadece adli para cezası verilecek. Zaten hapsin teminat olan yanı yok, böyle bir algısı var sadece. Karşılıksız bir çekle ilgili hapis cezası verilmesi 5 yılı buluyor. Ödemeyecekse zaten ödemiyor. O yönden bakarsanız adli para cezasının yaptırım gücü daha fazla. Hazırlık sürecinde tüm riskler hesaplandı, gerekli tedbirler de alındı. Odalarla, borsalarla, esnaf birlikleriyle, hepsiyle konuşuldu. Konunun tarafları ‘Biz de bunu doğru buluyoruz’ dediler.

25 Ocak 2012 Saat : 11:57
Okunma
Admin
devamını oku

2012 de En Çok Kazandıracak İş Fırsatları

Bankalar, katılım bankaları, leasing, faktoring, sigorta ve bireysel emeklilik şirketleri bu yıl 500 civarında yeni şube açacak, acentelik ve temsilcilik verecek. Hem bu yeni bölümlerde görevlendirilmek hem de emekli olanların yerine ikame etmek üzere asgari 10 bin yeni eleman alınacak…

DÜNYAYI kasıp kavuran finansal krize rağmen Türkiye’de bankalar, sigorta şirketleri, leasing ve faktoringçiler 2011 yılında da büyümeyi sürdürdüler. Halen Türkiye’de 180 bini aşkın kişi bankacılık sektöründe çalışıyor. Sigortada 16 bin, bireysel emeklilik sisteminde ise 18 bin kişi istihdam ediliyor. Bunlara leasing, faktoring sektörleri ve acenteler de dahil edildiğinde finans sektöründeki toplam istihdamın 250 binleri aştığı görülüyor.

Bu yıl ise söz konusu sektörler, istihdam için daha mütevazı bütçeler oluşturdu. Ancak buna rağmen sektörün sadece büyüklerine bakıldığında bile 10 bin civarında yine eleman alımı bekleniyor. 2011 yılında nispeten temkinli hareket etmeyi tercih eden finans kesimi, gerek şube ve acente açma konusunda gerekse personel alımı konusunda daha kontrollüydü. Hızlı büyümek yerine mevcut teşkilatlarıyla daha yüksek performans ve kişi başı karlılığı artırmayı hedefleyen finans şirketleri, buna rağmen büyümelerini sürdürüyor.

BANKACI SAYISI 181 BİNİ AŞTI

Halen 48 bankanın faaliyet gösterdiği Türk bankacılık sektörü, eylül sonu itibariyle 2011’de 376 şube açıp yaklaşık 3 bin yeni personel alımı gerçekleştirmişti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) son açıkladığı dokuz aylık verilere göre, bankaların toplam şube sayısı böylece 9 bin 841’e çıktı. Yine aynı dönemde toplam çalışan sayısı da 181 bin 277’ye ulaştı.

2010 yılının dokuz aylık verileriyle karşılaştırıldığında, son bir yılda bankaların toplam istihdam sayısının yüzde 2 veya başka bir deyişle 503 kişi arttığı görülüyor.

Yine BDDK verilerine göre, banka çalışanlarının yüzde 50’si kadınlardan oluşuyor. Bu sektörde çalışanların yüzde 74’ü üniversite mezunu. Üniversite mezunlarının yüzde 6’sı da yüksek lisans ve doktora yapmış durumda…

25 Ocak 2012 Saat : 9:39
Okunma
Admin
devamını oku

Hazine Arazisindekileri Mağdur Etmeden Evsahibi Yapacağız

Erdoğan Bayraktar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın doğrudan yönlendirmesiyle 2B arazilerinin en yoğun olduğu bölgelerden biri olan Ümraniye’de halka açıldı. Yanlış anlaşılmalar için özür dileyen Bayraktar, arazi sahibine tapularını teslim edeceklerini belirterek, ‘Yasanın ana ruhu budur’ dedi

Önceki hafta Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamalarıyla gündeme gelen 2B arazileri için bu hafta açıklama yapan isim Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar oldu. 2B meselesini halletmeden vatandaşla karşı karşıya gelmeyeceklerinin altını çizen Bayraktar, 2B yasasıyla ilgili gelişmelerin altını çizerek, şöyle konuştu:  “Şimdi 2B yasası çıktı. Bu hafta, ama ufak bir aksaklık olursa önümüzdeki hafta Meclis’e girecek. Süratle 20 gün içerisinde, bir ay içerisinde Meclis’ten geçireceğiz. Bir Bakanlar Kurulu kararı çıkardık. Demek ki 2B çıkıyor” dedi.

Önce tapu, sonra konut
Bakan Bayraktar, Meclis’ten geçtikten sonra 2B’de işleyecek süreç hakkında da konuştu.Ümraniye Belediyesi Nikah Salonu’nda kentsel dönüşümle ilgili bilgilendirme toplantısı yapan Bayraktar, “Vatandaşa tapusunu vereceğiz. Orada küçük parseller var, küçük parsel sahipleri olacak. Bunları çözmek için ‘stok konut yapalım’ dedik. ‘Problemleri daha kolay çözeriz’ diye ama şimdi önce tapuları vereceğiz, tapuları verdikten sonra da bu konutları yapmayacağız, onları da daha sonra yapacağız” diye konuştu.

Yasanın esas meali
AK parti olarak başkaları gibi millete, halka tepeden bakmadıklarını belirten Bakan Bayraktar, 2B yasasını da bu bakış açısıyla hazırladıklarının altını çizdi. Bayraktar, şöyle devam etti: “2B’nin özü şu; Yerinden, yöresinden, köyünden imkân bulamayıp iş bulmak için, çocuğuna daha iyi eğitim sağlamak için, daha iyi hayat şartları temin etmek için şehirlere gelmek zorunda olan ve imkansızlıklar içerisinde bulduğu Hazine arazisinde kendine bir barınak yapan insanları, mağdur etmeden hak sahibi, tapu sahibi yapmaktır. Yasanın ana ruhu budur. Yasanın esas meali, anlamı budur.”
Ancak, devletin malını bedava vermeyeceklerine de dikkat çeken Bayraktar, “Yumuşak bir düşünceyle, devletin vatandaşı kucaklayacağı bir düşünceyle fiyatını tespit edeceğiz. Değeri yüzde 70’in üzerinde, yani yüzde 30 indirim yapmak suretiyle, üç yıl vatandaşa vadeyle bunu vereceğiz. 6 ayda bir taksitlerle. Eğer derse ki ’Ben peşin ödeyeceğim’, yüzde 20 indirim yapacağız. Yani toplam bedel yaklaşık yüzde 50-56’ya geliyor. Bu şekilde vatandaşı sahiplendireceğiz” dedi.

24 Ocak 2012 Saat : 1:54
Okunma
Admin
devamını oku

Genel Sağlık Sigortası İle Merak Edilen Tüm Soruların Yanıtı

1 Ocak 2012′de yürürlüğe giren GSS ile ilgili hem vatandaştan hem de kamu kurumlarından yüzlerce soru geldi. Kimler gelir testi yaptıracak, kim ne kadar prim ödeyecek, borcu olan sigortadan yararlanmaya devam edecek mi, emekli olan ama yaşı bekleyenler gelir testi yaptıracak mı, 1 yıl ücretsiz izin alan memur sağlık sigortasını kullanabilecek mi, yurtdışında olan Türk vatandaşlarına test zorunluluğu var mı, adres değişikliğini yakınları yaptırabilecek mi?

İşte SGK tüm bu sorulara tek bir metinde yanıt verdi. www.sgk.gov.tr adresinde yer alan 50 Soruda Yeşilkart  ve Gelir Testi başlığıyla hazırlanan soru ve yanıtlar şöyle:

GENEL SAĞLIK SİGORTASI UYGULAMASINA İLİŞKİN SORU VE CEVAPLAR

1- 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası uygulamasındaki değişiklikler nelerdir?

 

Genel sağlık sigortasından yararlanılmasında temel şartlardan birisi, Türkiyede ikamet etmektir.

1/1/2012 tarihinden itibaren zorunlu genel sağlık sigortası uygulamasına geçilmiştir. Buna göre; tutuklu ve hükümlüler, er, erbaş ve yedek subay okulu öğrencileri, yabancı bir ülkede sosyal sigortaya tabi olması nedeniyle sözleşmeli ülke adına sağlık yardımları karşılananlar, Kuruma devir alınacakları tarihe kadar 5510 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki banka ve sigorta şirketlerinin sandıkları kapsamında bulunanlar ile bunların bakmakla yükümlüleri, yabancı ülke vatandaşlarından Türkiyede kesintisiz olarak bir yıldan fazla ikamet etmeyenler, milletvekilleri ile Anayasa Mahkemesi Başkan ve üyeleriyle bunların emeklileri ile dul ve yetimleri hariç olmak üzere Türkiyede ikamet edenler, zorunlu genel sağlık sigortası kapsamına alınmıştır.

İŞÇİ, ESNAF VE MEMUR OLANLAR

2- Sosyal güvencesi bulunan işçi (4/a), esnaf(4/b), memur(4/c) olanlar ile bu sigortalılıklarından dolayı aylık alanların durumlarında değişiklik olacak mı?

Sigortalılığı bulunan bu kişiler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlık yardımlarının, daha önce olduğu gibi kanun kapsamında karşılanmasına aynen devam edilecektir. Yani; işçi, memur veya esnaf olarak çalışan zorunlu sigortalılar ve emekliler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişiler için herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.

24 Ocak 2012 Saat : 11:29
Okunma
Admin
devamını oku

Avukatlar : Haciz kaldırılırsa borçların yüzde 90′ı tahsil edilemez

Adalet Bakanlığı’nın yargıyı hızlandırma amacıyla hazırladığı yargı paketindeki bazı değişiklikleri eleştiren avukatlar, özellikle ev hacizlerinin kaldırılmasıyla icraya düşmüş borçların yüzde 90′ının tahsil edilemeyeceğini iddia etti.
Açıklanan yargı paketi hakkında değerlendirmelerde bulunan Samsun Barosu avukatlarından F. Cem Şen Ocak, mevcut problemlerin aşılması için ani verilmiş kararlarla alınmış önlemlerin sistemi bozacağı ve temelinden sarsacağını savundu.

ADLİYELERİ RAHATLATIRKEN TİCARİ VE EKONOMİK BOYUTA DA BAKMAK LAZIM
Avukat Ocak, “Adalet Bakanı Sadullah Ergin sürekli olarak adliyedeki yükün azaltılması için yeni tasarılar ortaya koyup, bazı yasal değişikliklere gitmek zorunda kaldıklarını söylüyor. Bu başlık adı altında ev hacizlerini kaldırmak suretiyle icralardaki dosyaları azaltacaklarını, çekten dolayı hapis cezalarını kaldırmak suretiyle adliyelerdeki çekten dolayı devam eden davaların sayılarının azalacağından bahsediyorlar. Ancak meselenin ticari, ekonomi ve sosyoloji yönü var. Bunlara kimse dikkat etmiyor.” dedi.

BORÇ ÖDEMEME KONUSUNDA DAMGALIYIZ
Türkiye’nin dünya şartlarında borç ödememe hususunda önlerde ve damgalı bir ülke olduğunu ileri süren Avukat Şenocak, sözlerine şöyle devam etti: “Mevcut şartlarda zaten insanlar borcunu ödememeyi alışkanlık hale getirmiş durumdalar. Bizim tespit ettiğimize göre icraya düşen insanların yüzde 90′ı lüks tüketiminden, gelirinin üzerinde harcama yaptığından ya da ticari olarak yanlış hareket etmesinden kaynaklı. Gerçekten istem dışı ve gerçekten elinde olmayan sebeplerle icraya düşenlerin sayısı yüzde 10′dur. Dolayısıyla icraya düşen ve borçlu olan insanlarda çok da iyi niyet aramamak lazım. Şu anda icra takiplerinde para tahsilatı, ağırlıklı ev hacizlerinden yapılıyor. Mal kaldırılmıyor, ama eve haciz gelineceği korkusuyla vatandaş parayı ödüyor. Eve hacze gelineceği korkusu olmazsa şayet, icraya düşmüş insanların çoğu borcunu ödemez. Eğer ev haczi kaldırılırsa mevcut icraya düşmüş olan borçların yüzde 90′ı tahsil edilemez. Şu anda icraya düşen dosya sayısı belki de ikiye üçe katlar.”

23 Ocak 2012 Saat : 10:35
Okunma
Admin
devamını oku

Bireysel Emeklilik Firmaları Teşvik Paketinden Vergi İndirimi Bekliyor

Hükümetin tasarrufları teşvik etmek için hazırladığı paket, bireysel emeklilik sistemi için de umut oldu. Emeklilik şirketleri paketten, sisteme yönelik vergi teşviki çıkmasını bekliyor.

HÜKÜMETİN tasarrufları teşvik etmek için yaptığı hazırlıklar ve hem Maliye BakanıMehmet Şimşek’in hem de Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın bu hazırlıklar kapsamında bireysel emeklilik sistemine yeni teşviklerin getirileceğini açıklaması, bireysel emeklilik şirketlerini umutlandırdı. Bir süredir başta Hazine olmak üzere ilgili kurumlarla sistemin desteklenmesine yönelik çalışmalar yürüten bireysel emeklilik şirketleri, tasarrufların teşvik edilmesine yönelik paketi bekliyorlar.

Yapısal düzenlemeler

AvivaSa Emeklilik ve Hayat CEO’su Meral Eredenk, bireysel emeklilik yasasına ilişkin taslakta hem katılımcılar hem de şirketlerin avantajına olacak birçok yapısal düzenleme bulunduğunu ve bu konularda da kamu çevreleri ile sürekli görüşme halinde olduklarını söyledi. Meral Eredenk, “Bu düzenlemeler hakkında bilgi sahibi olmakla birlikte, son dönemde gündeme gelen tasarruf miktarlarını artıracak, içinde ‘süper emekliliğin’ yer aldığı paket hazırlığını ise basından takip ediyoruz. Kamu yönetimi ile herhangi bir görüşme olmadı” dedi. Garanti Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı, düzenlemelerin önümüzdeki günlerde hayata geçmesini beklediklerini söyledi.

23 Ocak 2012 Saat : 10:23
Okunma
Admin
devamını oku

Doğu ve Güneydoğu’ya Yatırımda Sıfır vergi ve Faizin Yarısı Devletten

Hükümetin hazırlıklarını sürdürdüğü yeni teşvik paketinde, “beşinci bölge” ayarı yapıldı. Türkiye, 5 teşvik bölgesine ayrılacak. Beşinci bölge, Doğu ve Güneydoğu illerini kapsama alan “az gelişmişlik” ölçüsüne göre belirlenecek. Bu bölgedeki illere yüzde 100’e varan vergi muafiyeti ve yatırım kredi faizlerinin yarısını devletin ödemesi gibi “özel” teşvikler uygulanacak.

Ekonomik Koordinasyon Kurulu bakanlarının çalışmalarını son aşamaya getirdiği pakette, “stratejik ve teknolojik” sektörlere yönelik yeni teşviklerin yanısıra, az gelişmiş bölge desteklerine de yeni unsurlar eklendi. “Beşinci bölge” olarak adlandırılan az gelişmiş iller sepetinde, teknoloji değil, emek ağırlıklı yatırımlar “özel” teşviklerden yararlanacak. Yatırımlara yüzde 100 vergi muafiyeti sağlanacak. Sigorta prim desteği de diğer bölgelerden farklı olacak. Diğer bölgelerde bu desteğin süresi 2-3 yıl, 5’inci bölgede 9-10 yıla kadar çıkacak. Bedelsiz arazi verilecek. Devlet, bu bölgede yatırımlar için kullanılankredi faizinin yüzde 50’sini üstlenecek.

23 Ocak 2012 Saat : 10:15
Okunma
Admin
devamını oku
işkur, sgk, emeklilik, borç erteleme, borç taksitlendirme Son Yazılar FriendFeed

Ads

Ads

GUNLUK DOVIZ

toplist