Bankalar, internet bankacılığına girişte onay kodu olarak müşterilerinin cep telefonlarına gönderdiği mesajlardan artık ücret alacak
2010 yılı başında BDDK tarafından yayınlanan Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkeler Tebliği’nin yürürlüğe girmesiyle interaktif bankacılık kanallarında iki faktörlü kimlik doğrulama zorunlu hale geldi.
Bu nedenle internet şubesine girişte sadece kullanıcı kodu ve parola yeterli değil. İnternet bankacılığında işlem yapabilmek için kullanıcı kodu ve paroladan sonra cep telefonunuza SMS olarak gönderilen şifreyi de girmeniz gerekiyor.
‘Mobil onay kodu’ olarak da tanımlanan kısa mesajın yanısıra her banka tarafından farklı şekilde adlandırılan ve ileri güvenlik aracı olarak kabul edilen Şifrematik, Cep Anahtar gibi uygulamalar da var. Bunlar belli bir ücret karşılığında müşterilere satılıyor.
Ancak Türk bankacılık sektörünün geneline bakıldığında alternatif dağıtım kanallarında işlem yapan müşterilerin büyük çoğunluğu SMS olarak iletilen ücretsiz mobil onay kodunu kullanıyor. Bankalar açısından ise SMS ile şifre gönderiminin maliyeti giderek kabarıyor. Bu yüzden bankalar şimdi bu maliyeti hafifletmek için çözüm arayışında.
Bazı bankalar cep telefonuna gönderilen kısa mesajlardan ücret almaya hazırlanırken, bazıları ise Şifrematik, Cep Anahtar gibi uygulamaları yaygınlaştırmak, müşterileri şifre üreten cihazlara teşvik etmek için strateji geliştiriyor.
Hatta bununla ilgili ilk adımlar atıldı. Türkiye’nin önde gelen özel bankalarından birisinde personelin ileri güvenlik araçları kullanım oranları incelendiğinde, çalışanların yarıya yakınının mobil onay kodunu kullandığı tespit edildi. Banka, komisyon gelirlerinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi amacıyla ilk aşamada tüm çalışanlarının şifre üreten araçları kullanmalarını teşvik edecek. İkinci aşamada ise banka personeli müşterilerine Şifrematik ve Cep Anahtar gibi güvenlik araçlarını tanıtacak.
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, her krediye teminat bulmanın mümkün olmadığını belirterek, “Bazen hayalleri de teminat yapmak lazım. Projenin kendisinin teminat olduğu bir yapıya geçmemiz gerektiğine inanıyorum” dedi. Aydın, yılın ikinci yarısından itibaren faizlerin yönünün aşağıya doğru olacağı tahmininde bulundu. Sektörün kredi büyümesinin ise yüzde 15-20 olacağını söyledi.
Aydın, 2012 yılı için tehdit ve fırsatları sıraladı. Tehditleri enflasyon, yükselen faiz, hızlı yavaşlama, uluslar arası istikrarsızlık ve düzenlemeler başlığında topladı. Fırsatları ise; küresel toparlama, enflasyonunun düşürülmesi , yeni dış pazarlar, reformlar ve dünya piyasalarında likidite artışı olarak özetledi.
Ankara Sanayi Odası üyeleriyle bir araya gelen Hüseyin Aydın, 2011 yılını değerlendirdi, 2012 yılına ilişkin beklentilerini anlattı. Türkiye’nin 2012 yılı büyümesine ilişkin küçülmeden yüzde 5 büyümeye kadar çok çeşitli tahminler yapıldığını belirten Aydın, “Orta Vadeli Plan’da Türkiye’nin bu yıl yüzde 4 büyüyeceği temenni ediliyor. Ancak ben büyümenin yüzde 4’ün üzerinde beklenmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Kamu borç stokunun GSYİH’ye oranın gelişmiş ülkelerde bu yıl yüzde 108, AB ülkelerinde yüzde 91 beklenirken gelişmekte olan ülkelerde yüzde 36 olduğunu belirten Aydın, Türkiye’de ise yüzde 38 olacağının altını çizdi. Kamu borcunun düşük olmasının Türkiye’yi diğer ülkelerden ayrıştırdığını vurguladı.
AZ BORÇLANIN, AZ RİSK ALIN
Ankaları Sanayicilerin ‘Bankaların İmparatoru’ olarak nitelendirdiği Başkan Hüseyin Aydın, sanayicilere tavsiyelerde bulundu. Bu dönemin her zamankinden daha dikkat edilmesi gereken bir dönem olduğunu söyleyen Aydın, “Bu riski iyi yönetenler için bu dönem fırsat; yönetemeyenler içinse tehdit içeriyor” dedi. Aydın, sanayicilere, “Daha az borçlanın, daha fazla öz kaynak kullanın. Hisse senedi ve tahvil ihracı ile kaynak temin edin” dedi.
Kredi alırken birçok tüketici sadece bankaların reklam ve ilanlarındaki faiz oranlarını karşılaştırarak karar veriyor. Asıl şikayet ise bundan sonra başlıyor çünkü krediye imza attıktan sonra bankalar tarafından masraf üzerine masraf çıkartılıyor. Buna göre, faiz ödeyeceğiniz tek masraf değil; hesap işlem ücreti, dosya masrafları, Banka Sigorta Muamele Vergisi (BSMV), istenilmeden yapılan sigorta masrafları, rehin kaldırma ücretleri, ekspertiz ücreti, istihbarat ücreti, başvuru ücreti ve hatta erken borcunu ödeyene ceza.
Bankalardan kredi almak isteyen vatandaşlar bankaların reklam ve ilanlarında verilen rakamları karşılaştırıp karar veriyor. Bankalar daha sonra yeni borçlar çıkarınca da şikayetler bitmek bilmiyor.
Kredi Masrafları Büyük Sorun
1 0cak 2011- 1 Ocak 2012 tarihleri arasında 280 bin şikayet alan Şikayetvar sitesine bankacılık sektöründen toplam 40 bin şikayet aldı. Bu şikayetlerin 700’e yakınını ‘Kredi masrafları’ oluşturuyor. Tüketicinin kredi sözleşmesine imza attıktan sonra yeni borç çıkaran bankaların talep ettiği belli başlı masraflar ile ilgili şikayetler şöyle:
Hesap İşletim Ücreti: Çektiğim kredi tutarını ve faizini ödedim demeyin birde kredi için açılan hesabın ücreti var. Bankaların beyanlarında bu ücret gösterilmiyor. Hesap açmadan başka bir deyişle Hesap İşletim Ücreti’ ödemeden kredi kullanmak mümkün değil. “Bankadan kredi çektim ve krediyi çoktan ödedim. Ödeme yaparken hesap kullanım ücreti 38 TL daha ödemeniz gerekiyor dediler. Bu konu ile beni bilgilendirme yapılmadı ve zaten ben kredi çekerken parayı zaten faizli çekiyorum. Alınan ücretin adı hesap işletim ücretymiş.
Bankalar kredi kartı kullanan özel sektör çalışanına ‘Kriz var, işsiz kalabilirsiniz’ diyerek aylık ödemeyle işsizlik maaşı öneriyor.
Bankalar, ‘Küresel kriz var. Siz de işsiz kalabilirsiniz’ diyerek kredi kartı kullanıcılarınaişsizlik maaşı paketi satıyor. Bankalar 12 ay boyunca kredi kartından kesilecek belli bir meblağ karşılığında işsiz kalınması durumunda tıpkı İşkur gibi maksimum 6 ay işsizlik maaşı garantisi vermeye başladı. Bankaların hedef kitlesi özel sektörde çalışan kredi kartı sahipleri. Banka çalışanları bu yüzden hangi işlem için ararsanız arayın ısrarlı bir şekilde “Özel sektör çalışanı mısınız?” diye soruyor. “Evet” yanıtını aldıkları anda da başlıyorlar işsizlik maaşı paketini anlatmaya.
Radikal’in haberine göre, yapılan vurgu, bu yeni ürünün işsiz kalınması durumunda faturaları ödeyen sigorta paketinden farklı olduğu. Kişinin kendi kusuru ve istifası dışında işsizlik kalması halinde her ay hesaba maaş gibi bir para yatırılacağı belirtiliyor. ‘İşsizlik maaşı’ paketinde ödemeler ve yatırılacak para kişinin belgeli aylık gelirine göre değişiyor. Örneğin aylık geliriniz 3500 TL ise kredi kartınızdan 12 ay boyunca 90 TL kesiliyor.
İşsiz kalındığında da banka maksimum 6 ay olmak üzere iş buluncaya kadar hesabınıza ayda 2500 TL yatırıyor. Ayda 12 TL kesildiğinde 331 TL, 27 lira kesildiğinde ise 750 TL işsizlik maaşı hakkı kazanıyorsunuz. İşsizlik süresince ölüm olursa bağlanan maaşın 10 katı tazminat güvencesi veriliyor. Bankaların planına göre ödemeleri yaptınız ama işsizlik maaşına hak kazanmanız için poliçe devreye girdikten sonra en az 6 ay o işyerinde çalışmanız gerekiyor.
POS’ta isyan kervanına perakendeciler de katıldı. Bankalara tepki gösteren sektör temsilcileri “Hepimiz aynı gemideyiz. Agresif artırımları geri çekin” uyarısında bulundu
POS cihazlarında vadeyi uzatan ve komisyon oranını artıran bankalara esnaf ve KOBİ’lerden sonra perakende sektörü de tepki gösterdi. Tescilli Markalar Derneği Başkanı Füsun Çevikel Kuran, iki haftadır öncelikli gündemlerinin bu konu olduğunu ifade ederek, “Bankaları kapı kapı dolaşıp bu uygulamadanvazgeçmelerini istiyoruz. Ancak çoğu banka geri adım atmaya yanaşmıyor” dedi. Bankalardaki tutum değişikliğinin özellikle perakende sektörü için ağır sonuçları olacağını da belirten Kuran, konuya ilişkin şu açıklamaları yaptı: “Bütün bankaları aynı kefeye koyamayız. Ancak bankalar 2012′de kârlılıklarını korumak için sert tedbirler almaya başladı. POS cihazlarında vade süreleri ve komisyon oranları bir anda arttı. Bu da bizim için yeni giderler anlamına geliyor. 2 haftadır banka temsilcileri ile üst düzey görüşme halindeyiz. Bazı bankalar bu uygulamadan geri adım attı, bazıları atmadı.” Kuran, bankaların vade ve komisyon değişikliklerini kimseye haber vermeden yapmasını da şikâyet etti. Şirketlerin bir anda ödemelerdengesinin bozulduğunu söyleyen Kuran, “Bu konuda bireysel ve toplu olarak mücadele edilmeli. Herkes bu konuya el atmalı” yorumunu yaptı. Bankaların geçmişte çok fazla kâr ettiğini ve bu yıl da bu kârlılık seviyesini korumak istediğini anlatan Kuran, “Herkes fedakârlık yapmak zorunda. Biz bu fedakârlığı birçok defa yaptık. Ancak bankalardan bu adımı göremiyoruz. Herkesin çok dikkatli olması gereken günlerde agresif tavırlar bize zarar verir. Biz en fazla istihdam yaratan sektörlerin başında geliyoruz” dedi.
EL FRENİNİ ÇEKMEYİN
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Yönetim Kurulu Üyesi Burak Çelet ise bankaların ani politika değişikliğinin ciddi zararlar doğuracağını söyledi. Türk iş dünyasının krizlere alışık olduğunu da dile getiren Çelet, “Geçmişten dersler çıkarmalıyız. Hepimiz aynı arabadayız. El freni ile aracı durdurmaya kalkmak felaket olur” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye POS’tan para çekme dönemi başlatıyor. Visa ve Master Card’ın başlattığı POS Para ile banka kartı sahipleri ATM aramadan POS’tan para çekebilecekler. BKM Genel Müdürü Soner Canko, POS’tan 10 ile 100 lira arasında nakit çekilebileceğini ifade etti
Kredi kartı uygulamalarıyla dünyanın takip ettiğiTürkiye, banka kartı kullanımında yeni bir dönem başlatıyor. Banka kartı ile alışveriş yapan müşteriler arzu ettikleri halde ATM aramadanPOS’tan (satış noktası-Point Of Sale) para çekebilecekler. Müşterilerin alışverişten sonra ATM aramamaları için başlatılan POS Para (Cash Back) uygulaması, test amaçlı olarak İstanbul’da 51 markette başladı. Ay sonuna kadar POS Para uygulamasından yararlanan müşterilerden hiç bir ücret alınmayacak.
Banka kartı sahipleri POS’tan para çekme hizmetini POS Para logosu gördükleri market zincirlerinden alabilecekler. Visa Electro ve Master Card Maestro banka kartı sahibi tüketiciler minimum 10 lira alışveriş yaptıklarında 10 lira ile 100 lira arasında POS’tan nakit çekebilecekler. Banka müşterileri banka kartı kullanım limitlerine göre nakit çekimi işlemini günde birkaç kez yapabilecekler.
Halkbank’ın Mart 2011’de Türkiye’de faaliyet yürüten firmalara yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarının finansmanı için 100 milyon euro tutarında kaynak temin ettiği proje, büyüyerek devam ediyor. Banka, kaynağın 60 milyon eurosunu enerji verimliliği yatırımları için kredi olarak kullandırıyor.
Kredi kapsamında yatırımların enerji verimliliği danışmanlığı ise Schneider Electric tarafından yapılıyor. Şirket, enerji yatırımı yapmak isteyen firmalara enerji verimliliği danışmanlığı hizmetini ücretsiz olarak veriyor.
Halkbank’ın enerji verimliliği yatırımları için kredi olarak kullandıracağı kaynaktan en fazla 500 çalışanı bulunan firmalar yararlanabilecek. Ödemesiz dönem ve uzun vade imkanı sunan kredinin müşteriye üst limiti ise 2 milyon euro olacak. Enerji yatırımlarına uzun süredir finansman desteği verdiklerini belirten Halkbank Uluslararası Bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla şunları ifade etti:
“Enerjiyi, kaynak aktaracağımız öncelikli sektörler arasında yaklaşık 230 milyon ABD Doları tutarında orta ve uzun vadeli finansman desteği verdi değerlendiriyoruz. Bankamız, bugüne kadar uygun görülen projelere katkı sundu. Kredi programı kapsamında müşterilerimize sadece kredi kullandırmakla kalmayacak yatırımları için Schneider Electric tarafından verilecek ücretsiz enerji verimliliği danışmanlığından da yararlanmalarına imkan tanıyacağız.
Yenilenebilir enerji yatırımları kadar enerji verimliliğini artırmak da Türkiye için bir önceliktir. Enerji verimliliği yatırımlarının finansmanı ile sera gazı emisyonu ve iklim değişikliği etkilerinin azaltılmasına katkı sunacağız. Enerji verimliliğinde görülecek iyileşmeler Türkiye sanayisinin uluslararası ekonomide rekabetçiliğini koruyabilmesi için temel bir gerekliliktir. Hedefimiz, çevreye duyarlı enerji üretim ve tüketimini teşvik ederek hem dünyanın ve ülkemizin geleceğini güvenceye almak hem de ülkemizde faaliyette olan firmaların uluslararası rekabet güçlerini artırmaktır.”
Schneider Electric Enerji Verimliliği Müdürü Cihan Karamık ise projenin danışmanlığını yürütmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Karamık, şöyle devam etti:

Müşteriye tek limit getiren sistem için bilgisayar yazılımıhazırlanıyor. Kişiye kart veren üç banka limitin üzerine çıkamayacak. Limit aşılırsa sistem alarm verecek.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredi kartına tek limit çalışması büyük yankı uyandırdı, gözler limit oranının nasıl belirleneceğine çevrildi.Bankalar, limit hesaplaması için müşterinin kira, tahvil, bono gibi gelirini bir arada görebileceği, riskleri analiz edebileceği özel bir yazılım programı kuracak. İlgili kişiyekart veren üç banka limitin üzerine çıkamayacak. Limit aşımı durumunda yazılımprogramı alarm verecek.
BDDK, kredi kartına ”tek limit” uygulamasına ilişkin çalışmasını tamamladıktan sonraBankalar Yasası’nda değişikliğe gidilecek.
BDDK yetkilileri, 2012 yılında çerçevesi tamamlanacak olan tek limit uygulamasınınteknik altyapısının hazırlanması konusundabankalarla mutabakatın zorunlu olduğunu belirtiyor. Tek limit uygulamasıyla kredi kartıhacimleri düşecek olan bankalar ise bunun rekabete engel olacağını savunarak karşı çıkıyor. Bankacılar, bu uygulamaylamüşterilerin kredi kartı ve banka seçme esnekliğinin de yok olacağını öne sürüyor.
MASADA 2 FORMÜL VAR
Tek limit uygulaması için iki formül öngörülüyor. Birincisine göre, her kart sahibiningelirleri toplanacak, harcama tutarı bildirilecek ve buna göre bir limit belirlenecek. Diğer formülde ise gelirine göre istediği kadar bankadan istediği kadar kart alabilecek. Geliri 4 bin lira olan bir vatandaş, bir kartıyla 2 bin liralık alışveriş yaptığında diğer kartların limiti de aşağı inecek
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, yılbaşı ve özel günler dolayısıyla düzenlenen kampanyalarda vatandaşların gereksiz tüketime teşvik edildiğini belirterek “365 günün bir gününü hediye ile mutlu hale getirip, 364 gününü hüzünlü yaşamaya, karşımızdaki insana asık yüzlü suratımızı göstermeye hakkımız yok” dedi.
Bayramlarda ve özel günlerde düzenledikleri kredi kampanyalarıyla tüketicileri kredi kullanmaya teşvik eden bankalar, yaklaşan yılbaşı için de cazip şartlarda kredi paketleri hazırladı. Hazırladıkları kredi paketlerini tüketicilere, televizyon reklamı, gazete ilanları ve internetaracılığıyla duyuran bankaların kredi rekabeti yılbaşı öncesinde de devam ediyor.
Konuya ilişkin AA muhabirine açıklama yapanTüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya, özel günlerde bankaların düzenlediği kredi kampanyalarının tüketicilerin bütçe açığının artmasına neden olabileceğini söyledi.
Bankaların para kazanma arzusuyla hareket ederek tüketiciyi borçlandırma çabası içinde olduğunu savunan Kaya, vatandaşların harcama yaparken bütçelerini dikkate almaları gerektiğini ifade etti.
Tüketicinin kredi kullanmadan önce kendi bütçesini düşünerek hareket etmesini tavsiye eden Kaya, şöyle devam etti: “Yılbaşını illaki tatillerde, yurt dışında geçirmek gerekmiyor. Kısa vadeli mutluluklar için uzun vadeli huzursuzlukları yaşamaya hakkımız yok.
Yaklaşık 460 bin kişiyi ilgilendiren bedelli askerlik uygulamasından yararlanmak isteyenlerin bankadan 30 bin TL kredi alması için aylık gelirlerinin taksidin en az 3 katı olması gerekiyor. Bu da 2 bin 500 -5 bin 500 TL arasında bir gelire denk geliyor. 30 bin TL’nin geri ödemesi 60 ay vadede 50 bin TL’ye kadar ulaşabiliyor.
BEDELLİ askerlik yasasından kredi alarak yararlanmak isteyenlerin aylık gelirlerinin ödeyecekleri aksidin 3 katı olması gerekiyor. Seçilecek kredi vadesine göre bankadan kabul görebilecek minumum aylık gelir miktarının 2 bin 500 ila 5 bin 500 TL arasında olmasını gerektiriyor. Bedelli için alınacak 30 bin TL’lik kredinin geri ödemesi 50 bin TL’ye kadar ulaşabiliyor. Yetkililer, bankaların kullandıracakları bedelli kredisinin yıllık maliyetinin yüzde 21’i aştığını belirterek, 30 bin TL’yi verip bedelliden yararlanacakların sayısının 150 bini geçeceği yorumlarını yapıyor. Bu veriler devletin kasasına bedelli askerlikten 4.5 milyar TL gireceğini gösteriyor.
Bankalara da önemli gelir
Yaklaşık 460 bin kişiyi ilgilendiren bedelli askerlik uygulamasından faydalanmayı planlayanların bir kısmı bu bedeli kendi tasarruflarıyla, bir kısmı yakınlarına borçlanarak, bir kısmı da bankalardan kredi çekerek karşılayacak. Bedelli askerlik yasasının çıkmasıyla birlikte bankalara da epey iş düşecek. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bedelli askerlikle ilgili detayları açıklamasının ardından bankalar hızla harekete geçip, kredi faizi ve vadelerini belirledi. Faizleri 1.30-1.46 arasında değişen bedelli kredisinin vadeleri ise 12 aydan 60 aya kadar uzanıyor.