Başbakan Yardımcısı Babacan, kredi kartı limitine sınırlama tartışmalarına son noktayı koydu. Babacan “Gerçekçi bir şey olmadan başlamamak lazım. Aceleci olmayacağız. Bu yıl bundan kaynaklı kafa karışıklığı olmayacak” dedi.
Kamuoyunda uzun süreden bu yana kredi kartı limitine sınırlanmaya yönelik tartışmalara Başbakan Yardımcısı Ali Babacan son noktayı koydu. Kart limitini sınırlanma konusunda acele etmemek gerektiğini kaydeden Babacan, düzenlemenin bu yıla yetişmeyeceğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Polonya’ya gitmeden önce perşembe akşamı gazetelerin ekonomi müdürleriyle sohbet toplantısı düzenledi. Kredi kartında limite sınırlama tartışmalarını sorduğumuzda Babacan, şunları söyledi: “Kredi kartlarına tek limiti BDDK’ya çalışın dedik. Ama iyice uygulanabilir gerçekçi bir şey olmadan da başlamamak lazım. Çok geniş bir kitleyi ilgilendiriyor. Bir de tekniğinin iyi düzenlenmesi lazım. Uygulanabilir noktalar bulmak lazım. Belki eski ödeme performansına da bakacak şekilde bir düzenleme yapılabilir. Aceleci olmayacağız. Bu yıl oradan kaynaklı bir kafa karışıklığı olmayacak. Bu yıl uygulanması zor görünüyor. Bu yıl çalışılır, hazırlığı yapılır. İşlerin biraz daha toparlandığı bir dönemde de uygulamaya geçilir.”
Tasarrufa vergi teşviği
Bankacılıkla ilgili düzenlemelerin işlerin iyi ve hızlı olduğu dönemlerde yapılması gerektiğini kaydeden Babacan “2012’de büyüme hızında bir yavaşlama bekliyoruz. İşler yavaşladığında bankacılıktaki bir düzenleme kafa karışıklığı yaratır. Tek limit için böyle bir dönemi bekleriz. Gücünün üzerinde harcama yapan ya da gelirinin üzerinde harcama yapanlar biraz düşünecekler. Bu düzenlemede ya gelire bakılacak ya da geçmiş dönem ödeme disiplinine” dedi. Tasarrufu artırmak için çalışma yaptıklarını da hatırlatan Babacan “Sadece tasarrufların artışını sağlamak değil, vadelerin uzamasını da sağlayacak ilave vergisel düzenlemeleri Maliye Bakanımızla konuştuk. Bunlar önemli ölçüde tamamlandı. Belki önümüzdeki dönemde buna yönelik bir açıklama yapacağız” dedi. Merkez Bankası’nın (MB) para politikasını da değerlendiren Ali Babacan “Faiz koridoru MB’ye esneklik veriyor. Günlük hem faiz hem miktar ayarlaması yapılabiliyor.
Sonuçları merakla bekleniyor. Biz sonuçta 1 yıllık neticeye bakıp işe yarayan bir yöntemmiş diyeceğiz” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, özel sağlık hizmeti sunucularıyla yeni bir sözleşmedöneminin başında olunduğunu belirterek, “Aldığımız kararlar kapsamında vatandaşlar lehine önemli düzenlemeler var. Bir saatte altı, günde en fazla 60 hasta muayene edebilme şartını, hastanelerde branş doktorlarının beşte dördününSGK’lıya bakmasını yani branşlarda yüzde 20’lik bir serbestliği getirmiş bulunuyoruz” dedi.
Çelik, SGK’da düzenlenen “Özel Sağlık Hizmeti Sunucuları İstişare Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, toplantıda sağlık hizmetiyle ilgili son gelişmeleri değerlendireceklerini söyledi. Özel sağlık hizmeti sunucularıyla üç yıl önce yine biraraya geldiklerini anımsatan Çelik, bundan sonra belirli periyotlarda toplanarak sorunları ele almak istediklerini kaydetti.
Son dokuz yılda sağlık sisteminde önemli değişiklikler olduğunu dile getiren Çelik, sağlık hizmetiyle ilgili memnuniyet oranlarının arttığını, bu oranın yüzde 39’dan yüzde 73’e yükseldiğini, “sorun var” diyenlerin oranının ise yüzde 44’ten yüzde 17’ye gerilediğini vurguladı. Bu olumlu oranların yakalanmasında kamu olarak üzerlerine düşeni yapma gayreti içinde olduklarını anlatan Çelik, özel sektörle de uyumlu bir çalışma yürüttüklerini belirtti.
Sağlık harcamalarına ayrılan kaynağın 2002 yılından bu yana yaklaşık 5 kat arttığına işaret eden Çelik, 2010 yılının 10 aylık dönemine kıyasla 2011 yılının aynı döneminde özel hastanelere başvurunun yüzde 20 arttığını kaydetti.

Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) Genel Müdürü Doç. Dr. Yakup Ergincan, 5 yıl içinde saklamasını yaptıkları kıymetlerin değerinin 1 trilyon lira değerinde bir rakama ulaşacağını düşündüklerini bildirdi. Ergincan, Özyeğin Üniversitesi ve MKK arasında imzalanan işbirliği anlaşmasının imza töreninde yaptığı konuşmada, şu anda 500 milyar lira değerinde sermaye piyasası aracının hak sahibi bazında kayden izlendiğini ifade ederek, Kasım 2005′de Türkiye’de yapılan kaydi sistem devrimiyle birlikte fiziksel sistemde yapılan her şeyin elektronik sistemde yapıldığı bir yazılımın hazırlandığını hatırlattı.
Şu anda MKK bünyesinde 20 milyon yatırımcıya ait 36 milyon hesabın açıldığını belirten Ergincan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
”Bunlardan 4,5 milyonu herhangi bir şekilde sermaye piyasası aracı bakiyesine sahip. Yani 1 milyon 102 bin tane hisse senedi müşterisi var. 2,9 milyona yakın yatırım fonu katılım belgesi bulunan yatırımcı var, 110 bin civarında özel sektör borçlanma aracı var, ki son 1 yıldır bu iyi bir şekilde arttı. Buradaki rakamlar büyüyecek. 5 yıl içinde saklamasını yaptığımız kıymetlerin değerinin 1 trilyon lira değerinde bir rakama ulaşacağımızı düşünüyoruz. Kasım 2005′de iddiamız şuydu; 2011-2012′ye geldiğimizde 25 milyon yatırımcı hedefliyorduk, şu anda 20 milyonu bulduk. Şu anda 13 milyar liralık özel sektör borçlanma aracı potansiyeli var. Bu giderek katlanacak.”
Chevrolet, Akbank ve TEB Cetelem işbirliği ile oluşturulan Chevrolet Finans Programı müşterilere araçların yüzde 100üne varan oranlarda kredi imkanı ile birçok kolaylık sunuyor.
Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, bu yıl 100. yaşını kutlayan Chevrolet, müşterilerine, satışta olan ve pazara yeni süreceği modellerini farklı ödeme seçenekleri ile sunuyor. Bu kapsamda Akbank ve TEB Cetelem işbirliği ile Chevrolet Finansı geliştiren Chevrolet, ürün yelpazesindeki tüm modellerde aracın toplam tutarının yüzde 100üne kadar varan oranlarda kredi olanağı sunuyor. Chevrolet Finans, müşterilerine 300 liradan başlayan taksitler, 60 aya kadar vade seçeneği, Ekim 2011de al Nisan 2012de öde, gibi birçok farklı satın alma avantajı da sağlıyor.
Chevrolet Türkiye Genel Müdürü Tolga Atmaca, yaptığı açıklamada, şunları ifade etti: Bu programı başlatmadan önce pazarı inceledik ve binek araç pazarındaki alımların yüzde 80inin kredi ile gerçekleştiğini gördük. Bu nedenle de müşterilerimizin ihtiyaçlarını en uygun ve kolay şekilde sağlayabilmek için bu programı geliştirdik. Türkiyede büyümemizi 2007den bu yana hızlı bir şekilde sürdürüyoruz. Güçlü çözüm ortaklarımız Akbank ve TEB Cetelemin destekleri ile Chevrolet modellerinin ulaşılabilirliğini, daha da yüksek bir seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz.
Hükümet, programına koyduğu “Kıdem Tazminatı sisteminin kaldırılması ve yerine bir sistem kurulması” hedefini hızlandırdı. Hükümet, önümüzdeki dönemde kurulacak yeni sistemin ana hatlarını netleştirdi ve dünyada da “Avusturya Modeli” olarak bilinen sistem tercih edildi. Yeni sistemin önümüzdeki aylarda açıklanacak İstihdam Paketi’ne konulması hedefleniyor.
Mevcut sistemin kaldırılmasının ardından, geçilecek sisteme göre, işveren çalışana işten ayrılırken toplu ödemesi yapmayacak. Bunun yerine İşsizlik Fonu’na benzer bir yöntemle Tazminat Fonu oluşturulacak ve çalışan adına açılacak bireysel hesaplarda toplanacak para nemalandırılacak. Hesapta birikecek paraların belirli periyodlarla yapılacak kesintilerden oluşması öngörülmesine rağmen henüz kesintilerin kaynağı, şekli ve miktarı netleşmedi.
Fonda biriken paranın kullanımı belirli şartlara ve kurallara bağlı olacak. Yeni sistemin en önemli özelliği ise, herkesin kendi özel hesabını, bu hesapta biriken tutarı takip edebilmesi olacak.
Hükümet bununla, yeni oluşturulacak fonun başka amaçlar için kullanılmasını engellemeyi amaçlıyor. Model, 2009 yılı sonunda Ankara Sanayi Odası (ASO) toplantısında gündeme gelmiş, sanayiciler tarafından Hükümet’e önerilmişti. Hükümetin konuyla ilgili yürüttüğü çalışma ve gelinen noktayla ilgili Vatan’a bilgi veren Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Geçtiğimiz günlerde Dünya Rekabet Endeksi’nin yayınlandığını ve Türkiye’nin İşgücü Piyasasının Etkinliği kategorisinde 140’ı aşkın ülke arasında 123. sırada çıktığını söyleyen Yılmaz, “Bu, acil olarak ciddi bir çaba içine girmemiz gerektiğini gösteriyor” dedi. Bakan Cevdet Yılmaz şöyle konuştu:

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yeni bir sicil affının söz konusu olmadığını belirtti. Sicil affının gerçekçi olmadığını ifade eden Babacan, şöyle devam etti: ‘Kanun çıkartarak sicil affı yapmak şudur, Merkez Bankası’na, ‘Onları sil, kara defterde, kara listede hiç kimse kalmasın’ diyorsunuz. Merkez Bankası bunu yapıyor. Ama bunun silineceğini, duyan bütün bankalar hemen Merkez Bankası’nın bilgisayarlarından kendi bilgisayarlarına indiriyorlar. Yasa çıkarıp ‘sil’ desen de nereden bileceksiniz, çekmecesinde tutuyor adam listeyi. Biz, ‘Sicil affı’ dedik. Ne oldu? Vatandaşımız gitti bankaya, çek karnesi, kredi istedi. Banka baktı, ‘Kusura bakmayın veririz ama üç tane daire tapusu getirin’ dedi. Banka bunu diyebilir, bankaya zorla kredi ver diyemezsiniz ki.”
Yeni OVP birkaç ay içinde açıklanır
BABACAN, NTV ve CNBC-e televizyonlarının ortak yayımında katıldığı bir programda yeni hükümetin birkaç ay içinde yenilenmiş bir OVP açıklamak zorunda olduğunu söyledi. Babacan, şunları kaydetti: ”Mali konsolidasyon tamam ama bir de kamu maliyesiyle ilgili politika araçlarının cari açıkla mücadelede bir ölçüde kullanıldığı bir anlayışla yeni OVP hazırlanmış olacak.
İKİ GÜNLÜK GECİKME SORUN DEĞİL
SİCİL sorununa köklü çözüm getirdiklerini belirten Babacan, bu çerçevede Merkez Bankası’ndaki sicil listesini alıp, Bankalar Birliği’ne verdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti: ”Bankalar Birliği’ne, ‘Artık pozitif sicil de tutacaksın, sadece ödenmeyenleri tutmayacaksın’ dedik. Vatandaşımızın bir siyah bir de beyaz sicili olsun. Vatandaşlarımızın tüm kredi geçmişinin kayda alındığı bir döneme giriyoruz. Vatandaşlarımız mesela faturalarını tam ve gününde ödüyor, senet yazmış protestosu yok. Ama evin kirasını iki gün geciktirmiş, bu olabilir. Bu kayıt, sicil olduğu bankanın önüne gelince ne yapacak? Bakacak ki her şeyi ödüyor. Bir iki tane olabilir.”

Maliye Bakanlığı, kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye dönük yeni eylem planı ile kredi kartıyla yapılan alışverişlerden sonra nakit alışverişleri de izlemeye alıyor.
2011-2013 dönemini kapsayan Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı’nda yazarkasa ve POS cihazlarının uyumlaştırılması öngörülüyor.
Buna yönelik ön hazırlık süreci Kayıt Dışıyla Mücadeleye dönük 1. Eylem Planında yer almıştı. 2008-2010 yılını kapsayan 1. Eylem Planında, “POS cihazlarının yazar kasa niteliğine kavuşturulmasına yönelik fizibilite, teknik gereksinimler, yeterlilik ve uygulanabilirlilik incelemelerinin gerçekleştirilmesi, sonuçlara göre de yasal düzenlemeler yapılması” hükme bağlanmıştı.
Gelir İdaresi Başkanlığı, bu çerçevede Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Bankalar Birliği ile görüşmeler yapmıştı. İkinci Eylem Planı döneminde uygulamaya dönük hukuki düzenlemeler ve teknik alt yapı hayata geçirilecek.
İKİ ALTERNATİF
Gelir İdaresi Başkanlığının yeterlilik ve uygulanabilirlik incelemelerinde buna yönelik iki alternatif gündeme geldi. İlk alternatifi, kredi kartlarıyla alışverişi de ihtiva eden yazarkasalar oluşturdu. POS cihazlarının yazarkasalara monte edilmesini içeren bu alternatife pek sıcak bakılmadığı, işletmelerin de POS cihazlarına öncelik verdiği belirlendi.

Leasingte halen yüzde 10 ve 18 olan KDV oranlarının yüzde 5’e düşürülmesi öngörülüyor.
MALİYE Bakanlığı tarafından üzerinde çalışılan leasing sektöründeki vergi oranlarının düşürülmesine ilişkin düzenlemenin ayrıntıları netleşti. Buna göre, sadece iş makineleri için KDV oranının yüzde 18′den yüzde 5′e düşürülmesi öngörülüyor. Bu çerçevede yapılacak düzenlemeden ise, konut, araç, demirbaş alımları yararlanmayacak. Star gazetesinin haberine göre; Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Leasing sektöründe kısmi vergi indirimi olabilir” açıklaması, 6 milyar dolarlık sektörü heyecanlandırdı. 2008 yılı başında leasing kredilerinin amacı dışında kullandırılması nedeniyle, sektördeki KDV oranı yüzde 1′den yüzde 18′e çıkarıldı. Bakan Şimşek’in açıklamalarının ardından, sektörde yeniden KDV oranlarının yüzde 1′e indirileceği yönünde beklenti oluştu.
Ancak Maliye Bakanlığı bürokratlarının leasing sektörüne ilişkin yaptığı araştırmalarda, Avrupa ülkelerinde leasing sektöründe yüzde 1′lik bir KDV uygulamasının olmadığı belirlendi. Avrupa ülkelerinde en düşük lesaing vergisinin ise yüzde 5 olduğu saptandı. Bu tespitler doğrultusunda, Türkiye’de AB ile uyum çerçevesinde, leasing sektöründeki vergiindiriminin alt limitinin yüzde 5 olması öngörülüyor.

Soyak Holding CEO’su Çamlıbel, geçen haftaki önlemlerden sonra faiz oranlarının önümüzdeki hafta artmasını beklediklerini söyledi
“Konut kredilerini diğer kredilerle aynı potaya koyup, değerlendirmek doğru bir hareket değil” diyen Soyak Holding Üst Yöneticisi (CEO) Emre Çamlıbel, kredi kullanımında bankaların munzam karşılık oranlarının artırılmasının konut kredilerine uygulanmaması gerektiğini belirterek,”Konut bir tüketim malı değildir. Tüketici kredileri ile konut kredilerinin aynı potada değerlendirilmesi doğru değil” dedi.
Çamlıbel, şu anda makroekonomik göstergeler itibariyle, piyasayı, tüketimi, kredi kullanımını soğutmak amacıyla Merkez Bankası’nın aldığı önlemlerin ikinci dalgasının yaşandığını söyledi.
Kredi kullanımında bankaların munzam karşılık oranlarının artırılmasının konut kredilerine uygulanmaması gerektiğini ifade eden Çamlıbel,”Çünkü konut kredilerinin farklı bir durumu var. Diğer kullanılan krediler gerçekten ekonomiyi belki istenilmeyecek derecede hızlandırıyor olabilir, tasarruf oranını azaltıyor olabilir, tüketime yönelik krediler olabilir ama konut kredileri aslında tüketime yönelik kredi değil. Konut, Türk halkı için aynı zamanda bir ihtiyaç ve bir yatırım aracı” dedi

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Sertaç Özinal, cep telefonu ile ödeme yapılmasına imkan veren NFC sistemi ile ilgili altyapı çalışmalarının tamamlandığını belirterek, ”Standartlar doğrultusunda bankaların, mobil operatörlerin, servis sağlayıcıların güvenli olarak beraber çalışabilmesi ve cep telefonu üzerinden ödeme yapabilmesi için gerekli platform oluşturulmuştur” dedi.
Sertaç Özinal, Maslak Sheraton Oteli’nde EduPlus ve TAKTX tarafından düzenlenen ”Marketing Power Conference For The World Of Finance” zirvesinin dördüncüsünde, bu yıl ilk kez takdim edilen ”Onur Ödülü”ne layık görüldü. Özinal, ödülünü Edu Plus Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Çağlar Çoroğlu’ndan aldı.
Özinal, burada yaptığı konuşmada, BKM’nin kurulduğu yıldan beri ödeme teknolojilerini yakından takip ettiğini ve yeni teknolojiler ile ilgili tüm imkan ve fırsatları değerlendirdiğini dile getirerek, kartlı ödeme sistemi altyapısını en uygun maliyetlerle geliştirmeyi amaçlayan sistem seviyesinde ve servis sağlayıcı olma vizyonu doğrultusunda NFC TSM (Trusted Service Manager – Güvenilir Servis Sağlayıcı) olmak için gerekli altyapı hazırlıklarını tamamladıklarını ve tüm üye kuruluşların bu altyapıdan faydalanabileceklerini söyledi.
Sertaç Özinal, ”Standartlar doğrultusunda bankaların, mobil operatörlerin, servis sağlayıcıların güvenli olarak beraber çalışabilmesi ve cep telefonu üzerinden ödeme yapabilmesi için gerekli platform oluşturulmuştur.