
Kredi kullanırken hangi yanlışları yapıyoruz? Zarar etmemek için ne yapmalıyız?
1. Satın alacağınız konutu bulmadan banka başvurusu için zaman harcamayın; fiyatlar haftalık olarak güncellendiği için ilerlemeye hazır olduğunuz gün itibariyle size en uygun bankayı belirlemek daha avantajlıdır.
2. Düzenli çalıştığınız bankanın önerileriyle yetinmeyin. Fiyat teklifleri bankadan bankaya büyük farklılık gösterir.
3. Kredide sadece faiz oranına değil, ödenen komisyon, masrafları ve sigortaları da içeren yıllık maliyet oranına dikkat edin.
4. Banka T.C. Kimlik numaranızı kullanarak geçmiş kredi ve borç ödemelerinizi araştırır. T.C. Kimlik numaranızı çok sayıda bankaya ayrı ayrı vermek çok sayıda bağımsız kredi talebinin oluşmasına ve dolayısıyla bankaların gözünde kredi skorunuzun düşmesine sebep olabilir.
5. Uzun vadeli kredi her zaman en uygun çözüm değildir; uzayan vade aylık taksiti düşürür ama faiz yükünü ve toplam maliyeti yükseltir. Taksiti bütçenize uygun bir seviyeye çekerken toplam faiz tutarını minimumda tutan en uygun adeyi belirleyin.
6. Kredi hesabında konutun satın alım değeri değil, bağımsız değerleme şirketlerince tesbit edilecek ekspertiz değeri kullanılır. Ekspertiz raporunu bankadan isteyip inceleyebilirsiniz.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu(BDDK), tüm bankaların maliyet gerektiren bankacılık ürünlerini aynı anda görebilme ve istenen bankalar arasında karşılaştırma yapabilme imkanı sunan “Bankacılık Ürün ve Hizmet Ücretleri Uygulaması”nın Nisan ayında başlayan ve 3 ay süren test aşamasının sorunsuz bir şekilde tamamlandığını belirterek, 1 Temmuz’dan itibaren uygulamaya başlanacağını kaydetti. Farklı bankalara ilişkin benzer ürünlerin daha kolay kıyaslanabilmesi bakımından söz konusu veriler BDDK’nın internet sitesinde de yer alacak.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu bireysel müşterilerin maliyet bilgilerinin yayımlanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, Kurum’un 6 Ocak 2011 tarih 2011/1 sayılı Genelgesi ile bireysel müşterilerle sınırlı olmak üzere, bankalarca sunulan hizmetler (para aktarma işlemleri, bireysel krediler, kredi kartları ve banka kartları, mevduat hesapları, ATM kullanımı, kiralık kasa ücretleri, menkul kıymet işlemleri, çekler ve senetler ile diğer işlemler) karşılığında müşterilerden talep edilen her türlü faiz dışı unsur ve yasal kesintinin yanı sıra bazı bankacılık ürünleri için temel maliyet unsuru olan faiz oranlarının ayrıntılı ve anlaşılır bir şekilde kamuoyuna açıklanmasının öngörüldüğü anımsatıldı.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, cari açığı azaltmak ve kredi artışını frenlemek için zorunlu karşılık silahını önceki gün bir kez daha çekti. 1 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere Türk Lirası zorunlu karşılık oranları vadesiz ve kısa vadeli mevduat ile katılım fonları ve diğer yükümlülükler için 2 ila 5 puan artırıldı. Merkez Bankası (MB) bu kararı ile piyasadan 19 milyar lirayı çekmiş olacak. MB’nin munzam kararı ile beraber 1 aya kadar vadeli mevduat hesaplarından alınan yüzde 10 oranındaki munzam karşılık yüzde 15’e, 6 aya kadar vadeli mevduatlarda ise yüzde 7′den yüzde 9′a çıkarıldı.
FAİZ 50 BAZ İLA 1 PUAN ARTAR
Bankaların beklentilerinin üzerinde gerçekleşen bu artışların mevduat maliyetlerini artıracağı ve bunun da ister istemez kredi faizlerine yansıması kaçınılmaz gözüyle bakılıyor. Yoğun rekabet nedeniyle bugüne kadar munzam artışlarını sineye çeken veya mevduat müşterisine daha az faiz veren bankacılık sektörü, son artıştan sonra maliyetlerini yeniden geçiriyor. Bankacılık çevrelerinden alınan bilgilere göre, mevduat munzam karşılıklarındaki 2 ila 5 puan arasındaki artışın kredi faizlerini yıllık 0.50 ile 1 puan arasında artırması bekleniyor.
KREDİ İŞTAHI BİR MİKTAR AZALIR
İŞ Bankası Genel Müdür Yardımcısı Aykut Demiray, kredi faizlerinin seyrinde munzam artışların yanı sıra Merkez Bankası’nın piyasayı ne kadar fonlayacağının da önemli olduğunu vurgulayarak, ‘Piyasadan çekilecek para son 19 milyar lira ile birlikte 45 milyar lirayı bulacak. Şu andaki durum Merkez Bankası’nın ne kadar fonlama yapacağına bağlı. Eğer fonlamayı kısarsa bankaların kredi iştahını bir miktar keser’ dedi.
Kredi kartını kopyalama girişimini POS’un içindeki casus haber verecek. Alışverişte şifreli dönemin başlamasından sonra dolandırıcıların POS cihazları üzerinden kredi kartlarını kopyalaması, kart üreticilerini yeni tedbirler almaya sevketti.
Zaman’ın haberine göre, sektörün önde gelen şirketlerinden Visa ve Mastercard, 2011′de POS makinelerini içine casus parça yerleştirilmiş yeni cihazlarla değiştirecek. Bu parça sayesinde suiistimaller anında bankaya bildirilecek ve işleme onay verilmeyecek.
Teknolojinin bankacılık hizmetlerinde yaygınlaşması ile bankalar geleneksel olmayan güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya geldi. Dünyayı çipli kart teknolojisiyle tanıştırmakta öncü olan Türkiye ve İngiltere sorunu büyük ölçüde kontrol altına aldı. Hâlâ manyetik alanlı kart kullanmaya devam eden Amerika gibi ülkeler ise çipli kartlarla yeni tanışıyor. Dünyanın lider kredi kartı şirketlerinden Visa ve MasterCard, artık PSI (veri güvenlik standartı) onaylı denilen bir sisteme geçilmesini istiyor. Türkiye de tüm dünyayla birlikte 2011′de bu sisteme geçecek. Bu sistem sayesinde POS cihazı içerisine yerleştirilen casus parça ile kredi kartı bilgilerini çalmanın önüne geçilecek. Türkiye pazarına yeni POS cihazlarını sunmaya hazırlanan yerli sermayeli Verisoft’un Genel Müdürü Onur Alver, bu cihazlar sayesinde kablosuz ödeme ve temassız kartların çalışmasını da sağlayacaklarını kaydetti. 2012′den sonra kredi kartlarının da değişmeye başlayacağını belirten Onur Alver, yeni sistemin ipuçlarını şu sözlerle anlattı: “Şimdiki sistemde kripto, banka merkezinde. Yeni sistem içerisinde ilave bir kripto işlemci olacak. Böylece kriptolar arasında doğrulama olacak. Aynı zamanda kart dinamik imza üretecek. Şu an dünyada bulunan kredi kartlarının yüzde 90′ı bu sisteme göre güvenli değil. 2012′den sonra kredi kartları üzerindeki zafiyetler giderilmiş olacak.”