Kredi almak zorlaştıkça inşaat firmaları konutta senetli satışsistemine geçiyor.Osmanlı İnşaat Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Osman Bakırcı, 2012′de konutta senetli satış sisteminin daha da yaygınlaşacağını ve birçok inşaat firmasının bu yöntemi kullanmaya başlayacağını belirtti.
Bakırcı, yaptığı yazılı açıklamada, konut alma konusunda en büyük sıkıntıyıbankaların yarattığını, kredi alamayan birçok kişinin imdadına senetli satışlarınyetiştiğini öne sürdü.
Osmanlı İnşaat olarak senetli konut satışı konusunda sektörün öncüsü olduklarını ifade eden Bakırcı, ”2012′de bu sistem daha da yayılacak ve birçok inşaat firması bu yöntemi kullanmaya başlayacak” dedi.
2012 yılında emlak sektöründe ”senetli satışlara” sık sık rastlanacağını ifade eden Bakırcı, inşaat sektörünün hızla büyümeye devam ettiğini, bunun altında yatan temel etkenin talep olduğunu belirtti.
”Birçok kişi kira vereceğine ev taksitine girmeyi daha mantıklı buluyor. Herkesin bütçesine göre konut bulması eskiye nazaran daha kolay. Bankalar birçok kişiye kredi vermiyor. Gelir seviyesi düşük olanlar kredi alamıyor ya da faizleri çok yüksek tutuyorlar. Bu kişileri düşünerek zamanında konutlarımızı ‘senetle’ satmaya başlamıştık. Kefil, kredi, yüksek faizolmaksızın satışlarımızı gerçekleştirdik. Senetli konut satışı konusunda sektörün öncüsü olduk. Ardından birçok firma da bu yöntemi kullanmaya başladı. Kredi alamayan birçok kişinin imdadına yetişen bu sistem 2012′de firmalar arasında daha da yayılacak. Gayrimenkul sektöründe ’senetli satış’ dönemi başlayacak.”
Mevduat zorunlu karşılıklarının artırılmasının beklendiği üzere kredi faizlerinin yükselmesi ilesonuçlandığını belirten Tözge, bireysel kredi fiyatlamalarında sektör genelinde bir yükselmeden bahsedilebileceğini, paralelde konut kredileri yıllık faiz oranlarında da sene başına göre 60 baz puanayakın artışların söz konusu olduğunu ifade etti.
Maliyet artışının tüketicilerin ödeme gücünü doğrudan etkilediğini, bunun da arzu ettikleri miktardan daha az kredi kullanabilmeleri anlamına geldiğini kaydeden Tözge, bu nedenle maliyet artışlarının konut kredisi kullanım iştahını da azaltacağına dikkati çekti.
Merkez Bankası zorunlu karşılık kararlarını Nisan başında aldığı için, bunun sektöre ve konut kredisi piyasasına yansımalarının yılın geri kalanında daha net görüleceğinin altını çizen Tözge, konut kredisi büyüme ivmesinin önümüzdeki dönem azalmasını beklediklerini bildirdi.
Galip Tözge, sektörün genelinde kredi faizlerinin yükseldiğini gözlemlediklerine değinerek, “Fonlama maliyetlerinin arttığı bir ortamda bu çok doğal bir netice. Yılın ikinci yarısına girerken, sektör konut kredisi faizlerinde gerekli revizyonu yapmış durumda. Önümüzdeki süreçte Merkez Bankasının likiditeyi azaltan farklı aksiyonları olursa kredi faizleri daha da yukarı gidebilir” yorumunu yaptı.
Akbank konut kredisi portföyünün beklentilere paralel büyüdüğünü vurgulayan Tözge, kararları takip eden dönemde, özellikle Mart ayından itibaren bankanın konut kredileri fiyatlarının yıllık 50 baz puan kadar yukarıya gittiğini, bu fiyat artışının sektörün genelindeki fiyatlamaya paralel gerçekleştiğini ifade etti.
Sabah Gazetesi’nde geçtiğimiz gün yayınlanan bir habere göre konut kredilerinde yüzde 75′i kredi yüzde 25′i peşinat alması gereken, ancak peşinat bölümünü de tüketiciye ihtiyaç kredisi olarak kullandıran bankalara ceza yağacak
Habere göre BDDK Başkanı Tevfik Bilgin özel bir ekip oluşturdu. Ekip 15 gün içinde raporunu hazırlayacak ve bunu kurula sunacak. Kurul da önlemleri masaya yatıracak. Konut kredisinde yönetmeliğe aykırı hareket eden bankalara BDDK tarafından ceza kesilecek. Türkiye Bankalar Birliği Genel Kurulu’nda konuşan Bilgin ücret ve komisyon, bireysel ve konut kredileri konusunda uç örnekler ve pazar payı kaygısıyla hareket eden bankalara “Gerekirse banka bazında tedbir alırız” diye uyardı.
BDDK’nın konut kredilerini düzenlemeye ilişkin kararı geçen yıl aralık ayında yayınlanmıştı. Bankaların vereceği konut edinme amaçlı kredilerde, kredi tutarının söz konusu gayrimenkul değerinin yüzde 75′ini aşmaması kararı alınmıştı.
Konut kredilerinde kredilendirilebilen tutarın üst sınırı olarak konut ekspertiz bedelinin %75’ini aşmaması kuralı aslında Türkiye’de oturtulmak istenen mortgage sisteminin sağlıklı çalışmasına yönelik bir düzenleme. Konuyla ilgili olanların ve yazılarımızı takip edenlerin bileceği gibi, mortgage sisteminde sadece kredi bacağı bulunmamakta. Söz konusu kredilerde alınan teminatların veya faiz ve gelirlerin menkul kıymetleştirilerek ihraç edilmesini, ihraç edilen menkul kıymetlerin ikincil piyasa ve borsalarda alım satımını da içeren karmaşık bir sistemden bahsediyoruz.

GYODER Yönetim Kurulu Üyesi Emre Çamlıbel, konut kredilerinin munzam karşılıklardaki artıştan muaf tutulması gerektiğini söyledi.Konut ihtiyacının temel bir ihtiyaç olduğunun altını çizen Çamlıbel,”Türkiye’de her yıl 500 binin üzerinde yeni konut ihtiyacı var. Özellikle düşük gelirli vatandaşların konut ihtiyacını karşılamasında konut kredilerinin önemi çok büyük. Böyle bir ortamda konut kredi faizlerini artıracak hamleler bu ihtiyacı destekleyecek nitelikte olmalı. Düşük gelir grubundaki vatandaşların da konut sahibi olabilmesi için kredi faizlerinin düşük olması gerekiyor. Faizlerin yükselmemesi için de konut kredileri munzam karşılıklardaki artışta kapsam dışında tutulmasını talep ediyoruz” seklinde konuştu.
Konut faizlerinin 2010’un son çeyreğinde 0.75 seviyelerinde olduğunu hatırlatan Çamlıbel, “Bugün kredi faizleri merkez bankasının kararlarının da etkisiyle 0.85′lere kadar yükseldi ve kısa süre içerisinde de 0.90′lari asacağını düşünüyorum” dedi.
KONUT BAŞLANGIÇLARI 2010′DA REKOR KIRDI
GYODER tarafından hazırlanan “Türkiye gayrimenkul sektörü temel göstergeleri 2010 raporunu da açıklandı.
Ekonomideki iyileşmenin gayrimenkul sektörüne de yansıdığını gösteren rapora göre, konut başlangıçlarında ve konut kredilerinde ciddi artışlar yaşandı. Konut yapı ruhsatları bir önceki yıla göre yüzde 60′in üzerinde artış yaşanarak tüm zamanların en yüksek rakamına ulaştı. Konut kredileri ise 2010 yılında 44.85 milyar liradan 60.8 milyar liraya yükseldi.
Yapı-Endüstri Merkezi Genel Müdürü Barış Onay, Türkiye’de büyük krizler olmadığı takdirde herhangi bir şekilde konut fiyatlarının düşmesini beklemediğini belirtti. Onay, konutun bir insanın hayatta satın alabileceği en pahalı şey ve en büyük yatırım olduğunu söyledi.
Bugünlerde kimsenin bu yatırımı cebindeki parayla değil kredi ile yaptığını ifade eden Onay, dolayısıyla insanların kredi alırken on kere düşündüklerini, ekonomi iyi gittiğinde konut satışlarının arttığını ifade etti.
KİRA BEDELLERİ DÜŞTÜ
Türkiye’de ev fiyatlarının değil kira bedellerinin düşmeye başladığını ifade eden Onay, bu dönemdeki yatırım amaçlı konut alımlarının oranındaki artış sebebi ile kiraya verilmek üzere bekleyen çok fazla ev olduğunu ve bu durumun bir süre daha bu şekilde seyredeceğini öngördüklerini söyledi.
Vatan’ın haberine göre, Türkiye’de asıl konut ihtiyacının gelir durumu yüksek kesimde olmadığını, bu kesimin zaten hem oturmak hem de yatırım amaçlı ev sahibi olduklarını belirten Onay, “Türkiye’de orta kademedeki insanların ise şu an ev satın alması neredeyse imkansız. Yüzde 1’li oranlara inen banka kredileri de bu konuya onlar için çözüm sağlayamıyor. Çünkü o aylık yüzde bir… Yıllık yüzde 12’ye, bileşik faizle yüzde 13-14’e geliyor. Yurt dışında yıllık yüzde 2-3. Aradaki fark bir uçurum. Türkiye’de konut kredisi hala çok pahalı. Enflasyona bakın ne kadar, verilen kredi ne kadar. Arada kaç puan fark var, bu tıkanmayı işaret etmesi açısından önemli bir gösterge” dedi.
Konut kredilerinde son aylarda patlama yaşanırken, sorunlu kredi oranları ise azaldı.
Toplam tutsat (mortgage) kredileri stoku 15 Ekim 2010 itibariyle yılbaşından buyana yüzde 24,2 artışla 52 milyar 845 milyon liraya yükselirken, 2009′de 869 milyon lira olan takipteki kredi oranı 790 milyon liraya geriledi.
DD Mortgage Genel Müdürü Murat Aysan, tutsat konut finansmanı kredilerinin 53 milyar liraya dayandığını belirtti. Bunun toplam toplam kredilerin yüzde 11′ini, tüketici kredilerinin de yüzde 34′ünü oluşturduğuna dikkati çeken Aysan, şunları kaydetti:
”Konut kredilerinde yüzde 25′e yakın büyümenin yüzde 27-28 aralığında biteceğini öngörüyoruz. Bu da yaklaşık olarak şu anda 53 milyar lira olan kredi stokunun 55-56 milyar liraya ulaşması demek. Hatta bunun üstü bir rakam bile görebileceğimiz gibi bir hisse kapıldık son bir haftalık büyümede. Haftalık artış 500 milyon liraya yakındır, 465 milyon lira civarında. 2006′da faizlerin yüzde 1′e çok yaklaştığı zamanlarda bir kaç hafta üst üste böyle gördüğümüz büyüme kadar büyüme yaşıyoruz. Bu son derece büyük bir patlama aslında.”
Konut finansmanı kredileri içinde kanuni takibe düşmüş kredilerin 790 milyon liraya indiğini ifade eden Aysan, ”2009 sonunda bu rakam 869 milyon liraydı. Bir yandan kredi miktarı çok hızlı bir şekilde artarken, diğer yandan sorunlu kredioranı azalıyor” dedi.
Konut sahibi olmak isteyenlere uzun vadeli ödeme kolaylığı sağlayan mortgage sisteminde değişiklik öngörülüyor.Türkiye’de de düşük gelir gruplarının kira öder gibi uzun vadede ev almalarını sağlayacak olan 30 yıl vadeli kredi ürünleri için düğmeye basıldı.
Konut kredisine yönelik talebin artması bankaları 30 yıl vadeli krediler için harekete geçirdi. Sistemin devreye girmesiyle ABD’de olduğu gibi Türkiye’de 30-40 yıllık süreçlerde kira öder gibi ev sahibi olunabilecek.
Piyasalardaki gelişmenin en yakın örneği Şekerbank’da. 30 yıllık kredi ürünü için BDDK’ya başvuran bankanın yıl sonuna doğru bu hizmete başlaması bekleniyor. Bu yolla alım gücü en düşük seviyede olan tüketicilerde konut sahibi olabilecekler.
Türkiye’dek tüketicinin ortalama borçlanma vadesi ise 7 yıl.
Vergi indirimine gidilecek
Bugün’ün haberine göre, Mortgage uzmanı Alp Demirler, daha önce mortgage yasa taslağında var olan ama yasalaşmayan iki düzenlemenin daha 2 yıl içinde hayata geçerek sistemin büyümesine destek vereceğini de önü sürdü. Demirler şunları söyledi:
“Bunlardan en önemlisi ödediğiniz konut kredisinin faizinin gelir vergisinden düşebilmesine ilişkin. Eğer bu olursa, tüketici faiz maliyetinden büyük oranda kurtulacak ve daha rahat kredi kullanacak. Düşünün aylık bin 500 TL taksidi olan bir kredide ilk yıl aylık bin 400 lira faiz ödüyorsunuz. Bunun gelir vergisi diliminize oranla 280 lirasını yada 420 lirasını vergiden düşebileceksiniz. Yıllık bazda önemli bir tasarruf. Yine tapu sicil sigortası uygulaması da önümüzdeki yıllarda işlevsel hale gelmiş olacak.”
Halkbank, TOKİ’ye ödemeleri devam eden konut sahiplerine, borçlarını yüzde 20 indirimle kapatma imkanı sunuyor.
Kampanyadan, borçlarını kapamak için 11 Ekim-12 Kasım arasında Halkbank’tan konut kredisi kullananlar yararlanabiliyor. Kampanyadakullanılan kredilerin aylık faiz oranı yüzde 0.76’dan başlıyor. Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Bilgehan Kuru, piyasadaki en cazip kredi fırsatlarından birini müşterilerinesunduklarını belirterek “Uygun faiz oranı ile borcu tek seferde kapatma ve yüzde 20 indirim fırsatısunuyoruz. Ayrıca, kredi işlemleri sırasında ekspertiz ücreti almıyoruz” dedi